Cuma, Kasım 06, 2009

GDO


   ÇİZGİ:  KÂMİL MASARACI

    kamilmasaraci@gmail.com

Perşembe, Kasım 05, 2009

güne bakış (gene)

Layık mıyız ???

Bir iki olaya bakmak yeter...

Domuz gribi aşısı var, aşı hakkında binlerce tevatür mevcut, aşıyı bize satan şirketten, aşının yan etkilerine kadar herşey karmakarışık, neye inanacağımız belirsiz. Sağlık Bakanı aşı oluyor, Başbakan, "ben bakanımla aynı fikirde değilim" diyor, turizm bakanı ben de olmıyacağım diyor, Cunhurbaşkanı " ben risk grubunda değilim ki" diyor, ortada millet  neye inanacağını şaşırmış....... ( bu gün şu ana kadar H1N1 den ölenlerin sayısı 19 anadolu ajansı 2 kişi daha var diyor ama ölenlerin kimlikleri ve olayın olduğu yerleri sağlık Bakanlığı etik olarak söylemiyor)

Laik, demokratik sosyal bir hukuk devleti olan yurdumuzda iktidardaki parti, laikliğe katşı odak olmaktan ceza almış, ama vallahi laikim diyor...

Bir belge var ortada bir de e-mail yolu ile gönderilmiş ihbar, ortada bir muhbir var ( eğer varsa tabii) dört buçuk ay bekliyor, kendisine zarar vermeyecek yasa bu arada gece yarısı çıkarılıyor, sonra  belgenin ıslak kopyası yanlış duymuyorsunuz PTT ile gönderiliyor, yahu bu kadar önemli bir belge PTT ile gönderilir mi ? ( hani amacım PTT'yi karalamak değil ama) , sonra ortada bir ihbar mektubu var, gazetelere yollanmış, başlığında Sayın Savcım yazıyor ama aslında savcılığa gönderilmemiş olduğu anlaşılıyor hatta Başsavcı gazetecilere " eğer sizde arsa bana verin" diyor..... Yaş mı da kuru mu belgenin aslı ?

Kamu hizmeti yapam İDO İstanbul Deniz Otobusleri şirketi, gemilerine ŞH ( Şirketi hayriye) harflerini koyuyor ama, Adalar hattını özel sektörün, ne olduğu belirsiz motorlarına bırakıyor, sonra soru sorma hakkından istifdade etmek isteyen vatandaşına cevap vermiyor. Millet sırat köprüsü gibi bir iskeleden geçerek mototra canı pahasına biniyor, yaşlı ve özürlüler karga tulumba adeta motora atılıyor...

GDO'lu tohumlar geliyor mu gelmiyor mu belirsiz bakan çıkıyor kat'iyen gelemez diyor, gakın işte bunun dayanağı diyerek bazı kararnamelerden bahsediyor şu şu şu sayılı diyor, oysa, GDO 90 yıllarda üretiliyo ama bizim kararname 1973 ten kalma ?  sahi GDO lu ürünler geliyor mu gelmiyor mu belirsiz...... Diğer yandan duyuyoruz ki zaten 20 milyon ton GDO lu mısır geçtiğimiz yıllarda ( bu hükümet döneminde) gelmiş bile...

Layık mıyız? Bilmem ki???

Cuma, Ekim 30, 2009

29 ekim



Bin yaşa Cumhuriyet, teşekkürler İstanbul Belediyesi...

Dün köprüyü tam karşıdan gören bir mekandaydık, büyük bir zevkle ışık ve havai fişek gösterilerini bekledik, daha sonra da büyük bir zevkle izledik.

Ne tuhaf 1. dünya savaşının sonunda, teslim olmuş Osmanlı Devleti'nin başı olan padişahın sarayına toplarını dikmiş, tüm şehre ölüm kusmaya hazır toplarını çevirmiş emperyalist işgalci devletlerin gemilerinin demirlemiş olduğu sularda, Cumhuriyet'imizin 86. yılını kutlayan patlama ve fişek sesleri, renk cümbüşü yankılanmaktaydı. Şükürler olsun...

Bu güzel düzenlemeyi yapan belediyeye teşekkürler... Gururlandık, sevindik, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk, o yolda yürüyen tüm insanları hürmet ve sevgi ile andık...... Kutlu olsun.

Varolsun demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan hür cumhuriyetimiz...

Çarşamba, Ekim 28, 2009

gündelik

Bugün Çarşamba yani bugün ada günüm
Vaziyet berkemal adamızda, balkondaki sakız sardunyası bizim yokluğumuza nispet azmış çiçekler açmış bir sürü.
Ev biraz mahzun ama iyi .
Ben Kadıköy tarafının yazlık olduğu zamanları hatırlıyorum, son baharda herkes karşıya döner biz kalırdık sakin ve huzur içinde, işte ada da böyle herkes birbirine selam vermekte.
Dostlar ahbaplar iyi şükür ee ne de olsa 15 gündür gelmemişim... Özlemişim.

Malum grip her yerde birinci konu.
ekonomi, açılım falan hikaye.
herşeyimiz tan ferah fahur yaşarken grip geldi olur mu yahu ?

Başbakan'ın telefon görüşmesi internete düşmüş ne kızmıştır her halde....

Yaş mı kuru mu ? hikayeleri diğer taraftan yıpratılmaya devam edilen şerefli ordumuz....

Geri dönüşler bir müddet durdurulmuş. a a neden ne güzel düğün dernek oluyordu memleketimizde acaip bayraklar dalgalanıyor, birileri komik askeri kıyafetlerle geliyordu....

Şehit aileleri TBMM' ye gitmişler ellerindeki bayraklar içeri alınmamış. Söylenecek laf yok...

Azerbaycan bizim bayrakları yerine asmış, haa b,z de geriye dönük olarak doğal gaz fark parası ödiyecekmişiz allahım yahu...

Şükrü Kızılot'ta okudum bugün, meğer benzinin rafineri çıkış fiatı 84 mazotunki ise 86 kuruşmuş. Ama benzin mazottan pahalı satılır zira benzinde daha çok vergi varmış ( birim fiatının 3 misli neredeyse) üstelik Türkiye ürettiği benzini satamaz ve neredeyse yarısını 84 kuruştan ihraç edermiş. Tam bize uygun yahu benzinin fiatını mesela 2.70 lira yapsalar hem daha çok satar hem de daha çok vergi toplanır, yahu bunu akıl eden kimse yok mu ?aloooo?

Neyse yahu, bunlar laf ola beri gele asıl önemli olan Büyük Atatürk'ün emaneti cumhuriyetimizin kuruluşunun 86. yılını kutluyoruz yarın. En büyük bayramdır kutlu olsun. Aklımız başımızda olsun. Kıymetini bilelim. Zira bu sayede buralarda ahkâm kesebiliyoruz...

Pazartesi, Ekim 26, 2009

Aşı meselesi vesaire

  

Kaç gündür kimseden sağlıklı bir bilgi alabilmek mümkün değil. Birileri, muhakkak olunmalı demekteler, bir diğerleri ise asla ve kat'a olmayın derler.

Öyle haldeyiz ki, aşıya sevinemiyoruz, altında çapanoğlu arıyoruz.

Elbette komplo teorileri gene ayyuka çıkmış vaziyette, olmadık laflar dönüp durmakta, 

- aşı bizim gibi ülkelerde deneme maksatlı kullanılacakmış.

- aşıyı dışarıdan bize ihraç eden firmanın sahibi bilmem kimin akrabasıymış.

- Türkiye'ye gelecek şöyleymiş böyleymiş...

- vs. vs. vs. daha neler neler....

Acıklı olanın bizlerin çoğumuzun kafa bulanıklığı içinde olmamız, bu hale getirilmemiz....

Şimdi derdimiz aşı.... diğer bütün meseleler unutuldu.

Sahi aşı olacak mıyız ?????

Hmmmm..... raporun ıslak kopyalısı bulundu, hayırlı olsun. Nur topu gibi bir diğer gündemimiz oldu.... E be kardeşim madem oracıkta duruyordu neden bu kadar zaman beklendi. Ne enteresan ne zaman memlekette bir acaiplikler olsa o sırada bir evrak, belke, kazı alanı vs çıkıyor, ne tesadüf yahu  Allah Allah...

Yahu merak ederim hep, şöyle sıradan ülkelerde, ne bileyim mesela lüksemburg da böyle rapor, ıslak-kuru falan meseleleri olur mu???

Fener, geleneği bozmayarak cim bomu Kadıköy'de yendi, 3 attı, on kere oynasalar onunda da fener yenerdi. Şimdi bayılıyorum medyaya, Romen takımına 4 atan gassarayı yere göğe koymayanlar şimdi tu kaka ederler... Sanırsınız ki fener şampiyon oldu hahhaa komiğiz yahu...

Maç başlamadan önce de yan hakemin kafası yarıldı hiç bir şey olmamış gibi adamın başına dikiş atılıp devam edildi acaba doğrusu bu mu ? yoksa bir babayiğit hakem çıkıp "arkadaş bizim güvenliğimiz yok" oynatmıyorum maçı deme cesaretini gösterebilecek mi???

Çarşamba, Ekim 14, 2009

lodos falan.....

Fırtına :

Dün malûmunuz sıkı bir lodos fırtınası vardı, sahil yolunda giderken, o sakin denizin kızınca neler yapabildiğini gördük. Şehir içinde cıvar ağaçlar deliler gibi sallanmaktaydı. Aklımıza ada geldi acaba orada durum nasıldır dedik sevgili ile içimizden.
Malum çarşamba bugün adaya gitme günüm, sabah kalkar kalkmaz camdan dışarı özellikle de denize baktım, hava nispeten sakin, deniz ise biraz yatışmıştı. O an, acaba mı ? düşüncesinden sıyrılıp, adaya gitmemek olmaz dedim.
Sevgili beni iskeleye bıraktı; adaya selam söyle beni özlesin dedi.... Çok şükür vapur yerine konan adeta gecekonduyu andıran motor ile değil de eski dost vapurla adaya geldim hafif sallantı vardı ama sıkıntı yoktu.
Ada, adeta dünkü fırtınadan yorulmuş kendisini topluyordu. Belli ki epey delirmiş rüzgar buralarda. Eve gittim, bahçe kapısı otlarla dolmuş, herzaman bakımlı olan bahçe bu defa yaprak içindeydi.
Eve girince, camlardan bir sıkıntı olmamakla beraber, balkonda kıyamet kopmuş olduğunu gördüm. Tüm sandalyeler etrafa saçılmış, masa yerinden fırlayıp ters dönmüş, yukarıdan asılı fenerlerin bir kısmı uçuşmuş, ama en garibi, çok eskilerden kalma ve de ferforje salıncak, bakon demirlerine savrulmuştu.....
Toparladım tabi herşeyi. balkonda güzel güneşin altında bir kahve içip keyif ettim ....
Sevgiliye not: selamını ilettim, ada da seni özlemiş....

Milli Maç:

Herşeyin b....kunu çıkartmakta üzerimize yok, şu milli maç için alınan tedbirlere bunların komikliğine bakın, neymiş kırmızı-beyazdan başka bez sokulamayacakmış, kalın ispirtolu kalemler stada sokulmayacakmış. Maçı polis ve asker okulları talebeleri ve uygun görülen bazı zevat izleyecekmiş. İnanılmayacak bir resim bu...... İşte demokrasi olarak nerede olduğumuz, işte baskı, işte korku, korku neden üstelik kendimizden. Kendimizi gene suçlu gösterir duruma geçtik başarı ile..... Konu ile ilgili olarak lütfen Yılmaz Özdil'in muhteşem yazısını şurayı tıklayarak okuyun :
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/12684346.asp?yazarid=249&gid=61

Fatih Terim :

Gene bakıyorum da yazarı çizeri yorumcusu herkes atıp tutmuş, yahu sadece "sağol hoca, güle güle" diyebilsek.....

Mektup:

Mektuba cevap geldi, ilgililer buluşacak, gözümüz aydın. Kamera falan gibi pürüzler var ama, gene bize bir gündem bol bol lafı güzaf .....
Yahu millet krizden kıvranıyor, millet aç, işadamları intahar ediyor, Türkiye global krizden en çok etkilenen üçüncü ülke....... daha pek çok has konu var rica ederim....

Pazartesi, Ekim 12, 2009

Güne Bakış

Sağlık meselesi :

Şöyle bir yazı gördüm bizi eczanenin kapısında paylaşayım dedim

İstifa ve Fatih Terim meselesi :

Bizde adam gibi gönderme yok, gidecekleri linç edip gönderiyoruz, geçen sene bu zamanlar aynı insan  için imparator falan gibi tam da yerli dizilere yakışacak laflar ediyordu millet. Şimdi gideken herkes eline bir taş almış atmakta. Üstelik te adam en şerefli meziyetlerden biri olan ve de politikacılarının bile bilmediği "istifa" mekanizmasını kullanırken. Kardeşim, futbol oyununun anternörü gidiyor, evet dudak uçuklatacak para kazanıyordu, sen kazanamadın, haset içinde yanacağına sus, adam aklını kullandı kazandı bari giderken sus.

Mektup meselesi:

Çok rica ederim, ne olursa olsun, bir mektup gelmiş bunu politika malzemesi yapmadan adam gibi bir cevap ve davet bekliyorum, sen beğensen de beğenmesen de mektubu yazan bu ülkenin Başbakanı, ben beğensem de beğenmesem de sen bu ülkenin anamuhalefen partisi başkanısın, rica ederim, medeni davranalım eveleyip gevelemeyelim, konu çok önemli, işi parti meselesi değil devlet meselesi görelim. Verilecek cevap ne olrsa olsun böyle görmek kaybettirmez kazandırır...